Ulusal

İKÇÜ’den Gazze İçin Farkındalık Girişimi

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğü İsrail’in Gazze’ye yönelik katliam ve saldırılarını, İzmir Çevre Yolu üzerinde bulunan binalarına astığı ‘Free Gaza’ yazılı dev pankartıyla protesto etti.

Kurban Bayramı öncesi açılan dev pankart ile tüm bayramlarını insanlık dışı saldırılar altında geçiren Filistin halkının unutulmayarak İslam coğrafyasında yaşanan bayramların eksik yaşandığına vurgu yapıldı.

Barbarlığın Modern Dünya Literatüründeki Karşılığı

Konu ile ilgili açıklama yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Filistin halkının yaşadığı acıların zihinlerde canlı tutulması için yapılan bir girişim olduğunu aktardı. Prof. Dr. Köse, “7 Ekim 2023 tarihinde başlayan İsrail’in Gazze’ye yönelik katliam ve saldırıları hız kesmeden sürmektedir. Binlerce bebek, çocuk, kadın yaşlı hunharca şehit edilirken dünya bu soykırımın önüne geçen sonuç verebilecek bir girişimde bulunmamayı tercih etmektedir. ABD destekli İsrail de insanlık dramına dönüşen saldırılarına devam etmektedir. İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 17 bini çocuk, 12 bini kadın olmak üzere 46 bini aşan sivil ve mazlum cinayetleri bu savaşın aslında çocuk ve kadınlara karşı yürütülen bir savaş olduğunu açıkça göstermektedir. Çünkü çocuklar ve kadınlar toplumların geleceğidir. İnsanlık değerlerini yerle bir eden bu saldırılar ile barbarlığın modern dünya literatüründeki manası da güncellenmiştir” dedi.

Kudüs Kardeşlik Kentidir

Kudüs’ün tüm dinlere kucak açan kutlu ve kadim jeopolitik önemine değinen Rektör Prof. Dr. Köse, bu coğrafyadan çıkan her sedanın tüm dünya halklarında barış olarak yankılanabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Köse, “Kudüs, farklı dinlerin, kültürlerin asırlarca yan yana, barış içinde yaşadığı kardeşlik kentidir. Semavî üç dinin beşiği olması sebebi ile Kudüs’ün, dinler arası barış başkenti olması kaçınılmazdır. Bu barış başkentine yakın bölge ülkelerinin alacağı sorumluluklar, iş birliği yaparak atacağı adımlar bölgenin geleceği açısından hayatî derecede önemlidir. Bu coğrafyadan tüm dünyaya atılacak barış tohumları tüm dünya halklarına sirayet edecek huzurun da vesilesi olacaktır” diye konuştu.

Madleen Gemisi Barış Adımlarına Vesile Olsun

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi olarak 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan bu insanlık suçuna sessiz kalmadıklarını, her vesile ile barışa huzura vesile oluşturacak eylemlere destek verdiklerini vurgulayan Prof. Dr. Köse, gelinen noktada pankartın sadece görsel hafızalara iliştirilecek bir not niteliğinde olduğunu söyledi.

Rektör Prof. Dr. Köse, “Soykırıma sessiz kalmadık ve kalmamaya, sözlerimizi eylemlerimizle desteklemeye devam edeceğiz. Kurban Bayramı öncesi astığımız İzmir Çevre Yolu güzergahından görünecek şekilde astığımız bu pankart ile zihinlerde neredeyse kanıksanan ve adeta sıradanlaştırılan gayri hukuki, gayri insani ve gayri ahlaki bu insanlık dışı katliama tekrar dikkat çekmek istedik. Oradaki kardeşlerimiz zulüm altındayken İslam coğrafyasında bayramın eksik yaşandığını hatırlatmak istedik. Gazze’de yaşanan soykırıma dünyanın sessiz kalmasını her şekilde protesto ediyoruz. Bu vesileyle insanlığın ortak vicdanını taşıyan, insani erdemlerin vücut bulduğu Madleen Gemisi girişiminin, tüm dünya devletlerinde barış ve huzuru tesis edecek adımların süratle atılmasına vesile kılmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler

Danla Bilic’e Eski Sevgilisinden Şiddet: “Pes Etmemeye Kararlıyım”

Resmi Gazete başlıkları

Balıkesir Habercisi

Antalya’da yaşayan 5,5 yaşındaki Fatma Nur Yolaldı, tıp dünyasında son derece nadir görülen bir durumla dünyaya geldi. Kalbi göğüs boşluğunda normal pozisyondan farklı olarak yatay şekilde konumlanmıştı. Bu durum, literatürde “Topsy-Turvy sendromu” olarak bilinen ve dünyada sadece birkaç vakada rastlanan bir anomalidir. Fatma Nur’un yatay kalbi, zamanla akciğeri besleyen ana damara baskı yapmaya başladı. Bu baskı sonucunda küçük kızın sol akciğeri tamamen iflas etti. Nefes darlığı, morarma ve ciddi sağlık problemleriyle mücadele eden Fatma Nur’un yaşaması ancak çok riskli bir ameliyatla mümkün olabilirdi. Ancak bu operasyonun riskleri o kadar yüksekti ki, uzun süre hiçbir merkez ameliyatı üstlenmeye cesaret edemedi. Ailenin umutları tükenmeye başlamışken devreye İstanbul’daki bir özel hastanede görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos ile Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Yılmaz Zorman girdi. Ekip, Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan, son derece karmaşık bu ameliyatı gerçekleştirmeye karar verdi. Operasyon sırasında Fatma Nur’un vücut ısısı 20 dereceye kadar düşürüldü. Kalbin baskı yaptığı akciğer damarları özel cerrahi tekniklerle serbestleştirildi. En kritik kısımda ise kadavradan alınan 11 santimlik bir damar grefti kullanılarak, tıkanan damar yenilendi. Bu sayede kalbin akciğere yaptığı baskı ortadan kaldırıldı. Ameliyat tam 6 saat sürdü. Operasyon sonrası yoğun bakım süreci dikkatle yönetildi ve Fatma Nur, kısa sürede hayata yeniden tutundu. Bu başarılı müdahale, hem Türkiye tıbbı açısından bir ilk oldu hem de dünya literatürüne önemli bir vaka olarak geçti. Çünkü Fatma Nur, Topsy-Turvy sendromuyla doğup bu tür bir ameliyattan sonra sağ kalan dünyadaki ikinci vaka olarak kayıtlara geçti. Fatma Nur’un ailesi, uzun süredir umutla bekledikleri bu gelişmenin ardından gözyaşlarını tutamazken, doktorlar bu başarının benzer vakalar için umut verici olduğunu belirtti.

Balıkesir Habercisi

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda sorun yaşamayacağınızı varsayıyoruz, ancak dilerseniz devre dışı bırabilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Privacy & Cookies Policy